... şu yeryüzünde göz göze gelmenin bile bir hatırı yok mudur, dokunmanın bir hatırı yok mudur, öpüşmenin bir hatırı yok mudur diye kendi kendime söylendim durdum ve söylendikçe de ona daha çok kızdım.
... Ardından da tuttum, zaman denen büyük silginin himmetine sığındım. Acımı içime gömmekten ve olup bitenleri kabul etmekten başka çıkar yol bulamadım daha doğrusu.
Bilirsin, zihnimizde karanlık bir ezber odası vardır ve şartlar oluştuğunda orada uyuyan ezberler dilimizden yahut hareketlerimizden dökülür de biz hiç hissetmeyiz onların böyle dökülüverdiğini ..