1900 yılından 2019'a kadar her ay bir dolar biriktirdiği- mizi varsayarsak, nasıl bir sonuç almış olacağımıza bakalım.
Bu bir doları her ay, piyasada koşullar ne olursa olsun, Amerikan hisse senetlerine yatırmış bir yatırımcı hayal edelim.
Ekonomistlerin ufukta ekonomik durgunluk göründüğünü veya yeni bir ayı piyasasının yaklaştığını haykırdığı dönem- lerde bile, her ay o bir doları hisse senetlerine yatırmış olsun.
Bu yatırımcıya Sue adını verelim.
Ama belki de, ekonomik durgunluklar sırasında yatırım
yapmak bizi ürkütüyor. Bu yüzden de, ekonominin durgun- lukta olmadığı dönemlerde bir dolarımızı borsaya yatırıyoruz; durgunlukta olduğu dönemlerde her şeyi elden çıkarıp, bir doları nakit olarak biriktiriyoruz; durgunluk sona erdiğinde de her şeyi borsaya geri yatırıyoruz.
Bu yatırımcıya da Jim diyelim.
Ya da belki, durgunluğun bizi korkutması birkaç ay alıyor;
ayrıca yeniden güven duymamız ve piyasalara geri dönme- miz de zaman istiyor. Böylece durgunluk dönemleri dışında her ay bir dolarımızı hisse senetlerine yatırıyoruz; durgunluk başladıktan altı ay sonra hepsini satıyoruz ve durgunluğun sona ermesinden altı ay sonra yine hisse senedi piyasalarına giriyoruz.
Onun adı da Tom olsun.
Bu üç yatırımcı zaman içinde ne kadar para kazanır?
Sue 435,551 dolarla çıkar.
Jim 257,386 dolar yapar.
Tom'un ise 234,476 doları olur.
Sue açık ara kazanır.
1900 ile 2019 yılları arasında 1428 ay vardı. Bunların 300'den biraz fazlası ekonomik durgunluk dönemindeydi. Böylece Sue, ekonominin durgunlukta veya durgunluğa yakın olduğu yüzde 22'lik zaman diliminde sakinliğini koruyarak, Jim veya Tom'dan neredeyse dörtte üç oranında daha fazla paranın sahibi oldu.