Halil Peker

Asrımızda tabiatın bilinmeyen birçok taraflarından sadece bazılarını keşfetmeye muvaffak olan ve varlıkların yalnız özelliklerini bilmeyi başaran insan; materyalist ve tecrübeye dayanan bu sistemle her şeyi bileceğini sanmaktadır.
Reklam
Bir millet zevkü safaya düşer, geçici dünya hayatına kapılır, zorluklara katlanmayı unutur, tehlikelere göğüs germekten kaçınır, hakikat yolunda cihad etmekten çekinirse, o milletin izzeti ve şerefi korunamaz, ümit ve arzusu asla gerçekleşemez. Böyle bir milletin şan ve şerefi yok olsun.

Halil Peker

, bir kitap okudu
10/10
·144 syf.·
5 günde okudu
·
2024 5. kitabı
Hasan el-Benna
8.8/10 · 189 okunma
Açık bir şekilde anlaşılmaktadır ki İslam; materyalist uygarlığın zinciriyle sürüklenen insanlığı, çevresini kuşatan yıkıcı tehlikelerden kurtarmaya, insanlığın doğasına ve gerçek ihtiyaçlarına uygun bir sistem sunmaya, insanın maddi ilerleyişi ile manevi yükselişi arasındaki uyumu tesis etmeye tek başına muktedirdir. Öyle ki insanlık tarih boyunca İslam haricinde bu uyumu tesis eden hiçbir sistem bilmemektedir.
İslam
Din, bilimin ve medeniyetin muadili olmadığı gibi bilimin ve medeniyetin düşmanı da değildir. Bilakis din, bilim ve medeniyetin çerçevesi ve aynı zamanda bilim ve medeniyetin merkez noktasıdır. Din, sınırları içerisinde ana hatları ve ekseniyle bilim ve medeniyet için hayatın bütün yönlerine hakim olan bir olan bir sistemdir.
İslam