O ve Ben
Sana koşuyorum bir vapurun içinde
Ölmemek, delirmemek için.
Yaşamak; bütün adetlerden uzak
Yaşamak....
Hayır değil, değil sıcak
Dudakların hatırası;
Değil saçlarının kokusu
Hiçbiri değil.
Dünyada büyük fırtınaların koptuğu böyle günlerde
Ben onsuz edemem.
Eli elimin içinde olmalı,
Gözlerine bakmalıyım,
Sesini işitmeliyim.
Beraber yemek yemeliyiz
Ara sıra gülmeliyiz.
Yapamam onsuz edemem.
Bana su, bana ekmek, bana zehir;
Bana tad, bana uyku
Gibi gelen çirkin kızım.
Sensiz edemem.
Sait Faik Abasıyanık
Öncelikle tüm dünyaya şu soruyu sormak istiyorum : "Hangi ideal ya da çıkarınız bir çocuğun hayatından daha kıymetli?"
Bana soracak olursanız hiçbir ideal veya çıkar bir çocuğun hayatından, hayatını bırak hayallerinden daha kıymetli değildir. Hangi sebep canlı cansız, her şeyi yok etmeyi gerektirebilir? Nasıl bir psikoloji böyle bir şeyi yapabilir? İnanın bunu her gün kendime soruyorum ve buna verebildiğim tek yanıt, insan beyninin ilaç veya uyuşturucu ile kontrol altına alınmasıdır diye bir çıkarıma varıyorum. Öte yandan bu insanı bunları yapmaya sevk edenler gayet bilinci yerinde insanlar diyorum ve bu çıkmazdan bir türlü çıkamıyorum. Bu kitapta hayalleri olan ve hayalleri için çok çalışan minik bir kızın - kısacık - hayat hikayesi var. Bu minik kızın hayallerine kavuşmadan ölüm ile karşılaşmasını anlatıyor. Buna sebep olan kan emiciler deyim yerindeyse vampirler bugün hala mutluluklarına mutluluk katarak hayatlarına devam ediyor. Sadako'ya henüz o yaşta "Keşke ölüm düşüncesini tamamen kafamdan atabilsem" diye düşünmesine sebep olanlar Allah belanızı versin. Allah sizi kahr-u perişan eylesin. Dilerim insan hayatını çıkarları uğruna harcayanlar her an ölüm korkusu ile yüzleşmek zorunda kalsın. Bu düşünce onları bir saniye bile bırakmasın. Ölümü göremeden ölümü defalarca tatsınlar inşaAllah.