Arsızdı geceler arsız
Bir yağmur sonrası bulutu gibi uçarı
Ay parıltısı gibi zamansız
Arsızdı zamanlar arsız
Akarken altına tuttuğumuz çanaklar boş
Görünmez bilinirken anılarda sarhoş
Sigaramın dumanıdır dokunup geçen
Yarım kalmış sevdaların kader cilvesi
Karaydı geceler kara
Nispet yapar gibi kısacık gölgelere
En gözde zamanlarında saltanatının
Karaydı bilmeceler
Cevap için sorulmayan tek tük heceler
Gözü dalmış bir kalbin atışı derbeder
Meydan okur varlığa öksüz sadeceler
Maviydi gökyüzü
Hatırlananlarının en gecesinden
Derinliğine hapseden bilmecesinden
Gönül çekerken bunca yaşına rağmen
Ve yaşanmışlıklarına ay ve güneşin
Aymıştı gün
Uyanmıştı dünün rüyasından bulutlar
Kalmadı fecre ne korku ne de umutlar
Arsızlıklar ki anısı kalan yalnız
Yeni bir devrin başlangıcıdır pervasız
"Bilmiyorum, belki de iblissindir sen ya da tanrının oğlusundur ya da denizler ötesindeki masal ülkelerinden gelen birisindir ama dönmeyecek olursan ölürüm."