...yeni doğmakta olan Bölünmez ve Tek Cumhuriyet'in sunağında, Özgürlük, Eşitlik, Kardeşlik ya da Ölüm adına, adamın boğazını kesmek için can atıyorlardı...
Toprakları kederden başka mahsul vermeyen, harap bir ülke uzanıyordu göz alabildiğine. Her bir yeşil yaprak, her bir ot ve tahıl tanesi en az ülkenin sefil insanları kadar âciz ve kurumuştu. Her şey boynunu bükmüştü; mahzun, örselenmiş ve kırık döküktü. Haneler, çitler, evcil hayvanlar, erkekler, kadınlar, çocuklar ve onlara can veren toprak; hepsi tükenmişti.