Halime ÇABUK

Bugünün dünyasında "hız" kutsallaştırıldığı için, yavaşlamanın getirdiği o derin idrakten mahrum kalıyoruz. Oysa bir şeyin zamanla daha güzel olmasının sebebi, zamanın o şeye "hizmet ederek" onun kusurlarını törpülemesi, özünü ortaya çıkarmasıdır. Zaman, olgunlaşma için ihtiyaç duyulan yegane "terbiye edici"dir.
Reklam
Tasavvufta en önemli konulardan bir tanesi zamana inanmaktır. Bugün kapitalizmin de etkisiyle geldiğimiz noktada hemen her dilediğimizin, arzuladığımızın gerçekleşmesini istiyoruz beklemeden. Fakat bu mümkün değildir. Zamana inanmalıyız. Her şey zamanla hatta zamanla daha güzel olacaktır.
Maddi cömertliğin ötesinde bir de ‘ruh cömertliği’ var. Birinin çabasını takdir etmek, hayallerine omuz vermek gibi… Zaten ruhu yoksul olanlar, kelimelerinde de hep cimridir; asla iltifat edemezler.
Eskiden gücün yüzleşme ve had bildirme gibi ham yollarla ilgili olduğunu düşünürdüm. Zamanla anladım ki gerçek güç ulaşılmaz olmakta.
Manipüle edilmeyen insan karizması diye bir şey var. Gerçeğin farkında, kendi değerinden emin; dedikodu, kaos ve sahte kalabalık görüntülerinden etkilenmeyen; korkuyla yönlendirilmeyen, utançla yönetilemeyen insan gücü. Kitaplarda yazmaz ama sahibine çok büyük bir iktidar verir.
Reklam