"Ama sen beni kendine alıştırırsan yaşamım anlam kazanır. Öteki ayak seslerinden değişik, tanıdığım bir ayak sesi olacak. Öteki ayak sesleri yerin altına kaçırır beni. Seninkilerse bir müzik gibi... Şu buğday tarlalarını görüyor musun? Ben ekmek yemem. Buğdaylar işime yaramaz benim. Benim için hiçbir şey ifade etmez. Bu da hüzün verir. Ama senin altın rengi saçların var. Harika bir şey olur beni kendine alıştırsan. Altın renkli buğday, bana seni anımsatır. Buğday tarlalarındaki rüzgâr sesini de severim o zaman."