"Işıklar gözlerinin önünde dans etmeye başlamıştı bile. Cılız ve titreyen elini uzatarak altın turnaya dokundu. Yaşam bedeninden ayrılıyor olabilirdi fakat turnaya dokunmak, Sadako'yu yüreklendirmişti. Tavandan sarkan kuş sürüsüne baktı. Sadako turnaları izlerken, kuşlar pencereden içeri doğru esen sonbahar meltemiyle hışırdayıp sallandı. Sanki canlanmışlar ve açık pencereden dışarıya doğru süzülmeye başlamışlardı. Ne kadar da güzel ve hürdürler! Sadako, derin bir nefes aldı ve gözlerini kapadı.
Artık son uykusuna dalmıştı.