Halit

Halit
@halitb
Beni bağışlama...
30 okur puanı
Ekim 2017 tarihinde katıldı
10/10
·114 syf.·
2020 1. kitabı
Tertemiz bir inanç ve en derin duygularla yazılmış 70 tane şiir. Okurken kendi içinde çok şey barındırdığını fark ettim. Sevmenin, aslında savaşmak olduğunu, sevgi denen şeyin etkin bir eylem gerektirdiğini, bu yüzden de; bir, her zaman sıfırdan büyüktür anlayışından hareketle, sevdiğimiz şey için sürekli mücadele edip, kendimizi ve yapacaklarımızı küçümsemememiz gerektiğini anladım. Bu şiirleri yazan Caner Kara, kendisine sorulan bir soruya "Şiir kitaplarını yazmak uzun sürüyor fakat çok çabuk okunuyor." demişti. Tavsiyem, sadece okumanız değil, okuduklarınızı düşünmeniz ve içselleştirmeniz yönündedir. Bu şekilde en azından bunca şiirin hakkını verip, saygı göstermiş olacağımız kanaatindeyim. Türkçü bir düzenin Türk çocukları, Milliyet azmini okuldan alır. Masaldan arınır ak alınları, İlhamı bilimden, akıldan alır. ...
İtidâlCaner Kara · Maysa Yayınları · 2020107 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bizi bu hayatta en çok seven kişiler annemiz ve babamızdır, bu büyük oranda doğrudur. Sebebi ise bizi onların meydana getirmesidir. Bu yüzden de onların bize olan sevgisi, saf bir sevgi değildir, eğer onların çocukları olmasaydık bizi asla bu kadar çok sevmeyeceklerdi, onların bize olan sevgisi tamamıyla bencilliklerinden kaynaklanmaktadır. Aynı şekilde biz de onları muhtemelen diğer herkesten daha çok seviyoruz, üzmemeye çabalıyoruz (En azından belli bir zamana ya da insana kadar) onları sevmemizin bir diğer önemli sebebiyse, onların bize olan sevgisinden emin olmamızdan dolayıdır. Üzülerek söylemeliyim ki bu iki davranış da toplumsal olarak kutsanan ve etkinliği asla tartışılmayan olgulardır. Fakat bu sevgi türü gerçekte etik değildir, çıkara dayalıdır, bencilcedir.
Bu dünyada en çok ihtiyacım olduğu anlarda yardım etmeyen tanrının cennetine ihtiyacım yok. Hür irademi kullanarak sayın tanrıyı boykot ediyorum.
Uygarlık
Yaşadığımız gezegen 5 milyar yıl yaşında, bu gezegende anatomik olarak insanın ortaya çıkışı 200.000 yıl önceydi, düşünebilen insanların tarihi ise günümüzden sadece 50.000 yıl öncesine dayanıyor. Bu da demek oluyor ki Dünya, insanlık tarihinden 90.000 kat daha eski. Günümüzden sadece 50 bin yıl önce düşünmeye başladık. Bu 50 bin yılın sadece son 15 bin yılında yaratıcı inancı ortaya çıktı. Önceki 35 bin yılda insan ırkı için tanrı kavramı yoktu. Bu 15 bin yılın sadece son 3500 yılında semavi dinler ortaya çıkmaya başladı. Yani 50 bin yıllık insanlık tarihinin 35-36 bin yılında peygamberler ya da kutsal kitaplar yoktu. Yazı, günümüzden sadece 3,3 bin yıl önce bulundu. İnsanlar arasındaki sadece 10 adet savaşta 350 milyon insan öldü. İnsan 50 bin yıl önce aklını kullandı, düşündü, hayal etti, arzuladı, konuştu... Uygarlık dediğimiz şeyi kurduk ve bu gezegenin ötesine geçtik. Uygarlık dediğimiz şeyi kurduk ve ulaşabildiğimiz her şeyin hakimi olduk. Uygarlık, bu canlı türünün ve gezegenin sonunu getiriyor. Uygarlık gerekli miydi?
Tarih
Puan vermedi
Albert, kitaplarında pek çok gerçekliği sertçe yüzünüze çarpar. Bu kitap da onlardan sadece birisi, ancak; en iyi insanın bile aşağılık bir yaratık olduğunun, buna karşın her canlının kendi benliğini hayattaki en önemli varlıkmışcasına değerlendirdiğinin ve diğerlerinin bizim için yaratılmışlar değil, bizim de diğerleri gibi bu düzenin yalnızca önemsiz bir parçası olduğumuzu kabul ettiğinizde bu kitapta daha çok detay dikkatinizi çekecek.
DüşüşAlbert Camus · Can Yayınları · 201919,2bin okunma