Zaman akıp gidiyor ve arkasında sadece onunla geçirilen o benzersiz vakitlerin sızısını, geçmeyen bir özlemi bırakıyor. Geçmişi geri getiremiyoruz, yarının ise hiçbirimize tek bir saniye bile garantisi yok. Madem bu hayat dünün gölgesiyle yarının belirsizliği arasında amansız bir köprü, o zaman neden duruyoruz? Yarın belki de hiç olmayacakken, bugün neden sonuna kadar sevmeyelim? Neden tüm kırgınlıkları bir kenara bırakıp bugün hakkıyla, inatla yaşamayalım? Elimizde kalan bu tek güne, bu taze sabağa ve içimizdeki o sönmeyen umuda merhaba. Günaydın...