İnsan doğasıyla ilgili bildiğim en trajik özellik, tüm insanların hayatı ertelemeye son derece yatkın olduğudur. Çoğumuz pencerenin önünde açan güllerin tadını çıkarmak yerine ufkun ötesindeki büyülü gül bahçesini hayal ediyoruz. Neden bu kadar aptalız peki?
Biz şu anda iki sonsuzluğun kesiştiği noktada duruyoruz; sonsuza dek devam eden uzun geçmiş ve yaşanan zamanın son saniyesinde başlayan gelecek. Bu iki sonsuzluğun her ikisini aynı anda yaşayamayız; bunu bir saniye için bile olsa yapamayız. Bunu yapmaya çalışmak bedenimize ve zihnimize zarar vermekten başka işe yaramaz. Bu nedenle yaşayabileceğimiz zamanı, yani şu anda başlayan ve yatacağımız zamana dek uzanan
zamanı yaşamaya çalışmalıyız. "İnsan sırtındaki yükü akşama kadar taşıyabilir," diyor Robert Louis Stevenson. "İnsan en zor işe bile bir gün dayanabilir. Herkes akşam olana kadar hayatını
zevk alarak, sabırla, sevgiyle, sevecenlikle yaşayabilir. Hayatın anlamı da budur zaten.''
"Gemilerden biri batsa onu denizden çıkaramam. Ya da bir gemi batacaksa ben buna engel olamam. Dünün sorunlarıyla uğra§ıp zaman kaybetmektense gelecekte görülebilecek sorunlara çözüm aramayı tercih ederim. Zaten bu sorunların beni rahatsız etmesine izin verirsem fazla dayanamam."