"Samimiyet güzeldir." Yine de mesafeyi koruyalım ki inancım sarsılmasın.
Kitap okumayı çok sevecek, çok okuyacak ve bunu gerçeğe çevirebilecek kadar güzel ve uzun bir ömür diliyorum kendime.
Öyleyse daha ne bekliyorsunuz ırkçılıktan? Kuru iskeletten başka birşey değildir o. Fakat kemik kemik çözülmek dışında herşeyi reddeden sert ve inatçı bir iskelet. Onun bugüne kadar kalmasına yardım eden de en büyük müttefikidir.
Biliyor musunuz ırkçılığın en büyük müttefiki nedir?
Sömürgeciliktir o.
Ve ben, insanın aydın yüceliklerindeki saflığın, güç ve saygınlığın, onun derinliklerinde çöreklenmiş bekleyen çamur, zayıflık ve bayağılık içinde kirlenmemesini temenni ediyorum.
İçimizde çalışmak isteyip de çalışacak iş bulamayan; toprağı sevip de kendisiyle toprak arasına engeller koyduğumuz; midesine girmesi için bir lokma isteyip de ona uzanmış bir el, merhamet dileyen bir göz ve hesapsızca dua eden bir dilden başka bu lokmaya gidecek yol bulamayan kimselerin bulunması ne büyük ayıptır.
Sonra utancımızı, haksızlık etmemizi ve ayıbımızı; iyilik olarak adlandırdığımız fakat iğrenç bir erdem olan 'vah' perdesiyle örtmemiz ne kadar çirkindir!