Harika bir kitaptı. Film izler gibi okudum.
10/10
·214 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2026 00:00
Mükemmel bir kitaptı. Sürükleyici bir kitaptı. Özellikle sonları çok heyecanlıydı. Kitabın sonunda ters köşe oldum. Kitapta da dendiği gibi "Bilmediğin olaya kahraman olmaya çalışmayacaksın." Haluk hocamın eline sağlık... O Panda Benim Haluk Tatar
Duygu ve Düşünce
O Panda BenimHaluk Tatar · İnkılap Yayınları · 2021467 okunma
Psikolojik İşkence Teknikleri
Puan vermedi·216 syf.··
2026 7. kitabı
Psikolojik İşkence Teknikleri, insan ilişkilerinde fark etmeden maruz kaldığımız manipülasyonları gözler önüne seren, sade ama etkili bir farkındalık kitabı. Haluk Tatar, duygular üzerinden kurulan baskıları örneklerle anlatırken, okuyucuya sınır koymayı ve kendini korumayı hatırlatıyor. Kısacası: Bu kitap, “neden böyle hissediyorum?” sorusuna cevap arayanlar için güçlü bir başlangıç.
Psikolojik İşkence TeknikleriHaluk Tatar · Sahi Kitap · 2022853 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
8/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 11 Mart 2026 07:51
Bir kitabı ikinci kez okumak çoğu zaman o eserle kurulan bağın bir göstergesidir. Haluk Tatar’ın Psikolojik İşkence Teknikleri kitabı da benim için böyle eserlerden biri oldu. Daha önce okumuş olmama rağmen ikinci kez elime aldığımda, kitabın bazı bölümlerinin ilk okumada fark etmediğim yönlerini yeniden düşünme fırsatı buldum. Bu durum, kitabın yalnızca bir kez okunup bırakılacak bir eser olmadığını; aksine zaman zaman dönüp tekrar değerlendirilebilecek bir içeriğe sahip olduğunu gösteriyor. Her kitap gibi bu eserin de elbette eleştirilebilecek küçük noktaları vardır. Ancak kitabın bütününe bakıldığında ciddi bir eksiklik hissi uyandırmadığını söylemek mümkün. Haluk Tatar, insan ilişkilerinde çoğu zaman farkında bile olmadan maruz kalınan psikolojik baskı ve manipülasyon yöntemlerini ele alırken oldukça sistemli bir yol izliyor. Özellikle kitabın bölüm bölüm ilerlemesi ve her bölümde farklı bir psikolojik tekniğin ele alınması, okurun konuyu daha net kavramasını sağlıyor. Kitapta beni en çok etkileyen noktalardan biri de bölüm başlıklarının oldukça dikkat çekici olmasıydı. “Kaprisler”, “Elalem Ne Der?”, “Suçluluk Hissettirme” gibi başlıklar, aslında günlük hayatta sıkça karşılaştığımız fakat çoğu zaman üzerinde düşünmediğimiz davranış biçimlerini görünür kılıyor. Bu başlıklar sayesinde okur, hayatındaki bazı durumları yeniden değerlendirme fırsatı buluyor. Bir anlamda kitap, insanın kendi sosyal çevresine ve ilişkilerine dışarıdan bakmasını sağlıyor. Yazarın anlatım tarzı da kitabın güçlü yönlerinden biri. Haluk Tatar, akademik ve ağır bir dil yerine oldukça sade, anlaşılır ve günlük hayata yakın bir anlatım tercih etmiş. Bu sayede kitap yalnızca belirli bir okur kitlesine değil, herkesin rahatlıkla okuyup anlayabileceği bir metne dönüşüyor. Ayrıca verilen
Psikolojik İşkence TeknikleriHaluk Tatar · Sahi Kitap · 2022853 okunma
Puan vermedi·480 syf.··
2026 23. kitabı
Artık siz Google'ı taramıyorsunuz, o sizi tarıyor; aslında bedava olan sanal hizmetler değil, siz kullanıcılar olarak bedavasınız artık. Bu bir tür"eşkıya kapitalizmi"dir. Biz onlar hakkında pek az şey biliyoruz ama onlar neredeyse bizim nefes alışımızı bile izliyor. Temel soru şurada düğümleniyor: Kim bile-cek? Kimin bileceğine kim karar verecek? Kimin bileceğine kimin karar vereceğine kim karar verecek?
Zafer Sızlanarak KazanılmazHaluk Tatar · Destek Yayınları · 20193,011 okunma
9/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2026 21:09
Haluk hocamın okumadığım tek kitabi buydu uzun yıllar beklettim kitaplığımda dilini özlediğimi fark edince okumaya karar verdim.Günlük yaşantımızda ne kadarda çok psikolojik işkenceye maruz kalıyoruz bunu bir kez daha bize hatırlatıyor hocam.Okuması keyifli ve akıcı.İnanın çok bilgi verici bir kitap. Eeee yeni kitaplar gelsin ama hocam.
Psikolojik İşkence TeknikleriHaluk Tatar · Sahi Kitap · 2022853 okunma
Demian
9/10
·200 syf.··
2026 6. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2026 23:46
Demian, benim için iyi ile kötünün net çizgilerle ayrıldığı güvenli bir çocukluk dünyasından, belirsizliğin ve sorumluluğun başladığı yetişkinliğe geçişin romanı oldu. Okurken, Hesse’nin ahlakı mutlak bir doğru olarak değil; zamana, topluma ve kültüre göre şekillenen bir yapı olarak ele aldığını hissettim. Farklı uluslarda Tanrı ve yasa anlayışlarının değişebilmesi, ahlaki yargıların da sabit olmadığını düşündürdü. Bu yönüyle Demian, insanın kendi iç yolculuğunda öğrendiği doğruları yeniden sorgulamasına alan açıyor. Kitap boyunca zihnimde şu soru dolaştı: “O zaman düşünceler değişip dönüşebilir mi?” İlerleyen sayfalarda bunun cevabını açıkça gördüm. Evet, düşünceler değişiyor. Deneyimle, bilgiyle, karşılaşmalarla ve içsel keşiflerle dönüşüyor. Okuduklarımız, dinlediklerimiz ya da kültürel olarak bize aktarılan fikirler; ancak içimizde karşılık bulduğunda gerçek bir anlam kazanıyor. Bu yüzden düşünce dünyasının durağan değil, sürekli hareket hâlinde olduğunu hissettim. Sinclair’in hem bu kadar başıboş, korkak ve kaçıngan olması hem de bu denli yoğun bir ruhsal derinlik taşıması beni en çok düşündüren noktalardan biri oldu. İlk bakışta çelişkili gibi görünen bu durum, aslında bana şunu düşündürdü: Dünyaya tam oturmayan insanlar, dünyayı daha iyi görüyor. Uyumsuzluk her zaman bir erdem değil belki ama kaçmadan yaşandığında, insanı büyüten bir deneyime dönüşebiliyor. Hesse’nin asıl korktuğu şeyin uyumsuzluk değil, uyumsuzluktan kaçmaktır. Romanın benim için asıl dönüm noktası Eva oldu. Eva; anne, aşk ve ruhsal rehber figürlerini bir arada taşıyan güçlü bir sembol. Sinclair’in içsel bütünlüğünü kurmasına yardımcı olan asıl merkez gibi hissettirdim onu. Demian yol gösterirken, Eva merkezin kendisi oluyor. Bu yüzden Eva’nın Demian’dan daha güçlü bir figür olduğunu düşündüm;
DemianHermann Hesse · Can Yayınları · 20216,6bin okunma