üniversiteye hazırlanırken çok kitap okuyordum. bırak kitabı üniversiteyi kazan istediğin kadar kitap okursun dediler, tamam dedim. üniversiteyi kazandım ve tüm üniversite hayatım boyunca çok çalıştım, kitap okuyacak vakti çok zor yaratıyordum. kitapları bırak onun yerine dersine bak üniversite bitince istediğin kadar okursun dediler, tamam dedim. neyse üniversite bitsin yüksek lisansa hazırlanırken istediğim kadar kitap okurum dedim. üniversite bitti, yüksek lisans başvuru sürecine girdim ve diyorum ki yüksek lisansa başlayınca istediğim kadar okurum. ve sonra şunu fark ettim ki, doktora ve sonraki akademi yolculuğumda yine istediğim kadar vakit bulamayacağım. aslında benim kitaplarla yaşadığım durumu her insan farklı bir şekilde iş hayatı yüzünden mutlaka yaşıyor. yeni yerler görüp gezmek, enstrüman çalmayı öğrenmek, uzakta yaşayan yakınlar ile görüşmek, farklı bir alanda uzmanlaşmak ve daha nicesi. modern toplumda kendimizi direk sonsuz bir yarış içinde buluyoruz ve hayatta kalmak için devam etmeye de mecburuz, hiçbir şekilde de oyundan çıkamıyorsunuz. galiba günün sonunda yapabileceğimiz tek şey yarıştan arta kalan zamanımızı olabildiğince verimli geçirmek, onun dışındaysa bu kapital yarışa devam etmek.