Babası İsmail Heniyye'nin kanının Gazze'de şehit edilen herhangi bir çocuğun kanından daha değerli olmadığını ifade eden Abdusselam, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu yolda binlerce şehit verdik. Babam da bu şehitlerden sadece biridir. Gerekirse bizler de şehit olacağız. Fakat Kudüs ve Filistin bir gün mutlaka özgür olacak. Sadece babamızla değil; şehitlerimizin hepsiyle gurur duyuyoruz."
Hemen önümdeki misafir Abdusselam'a başınız sağ olsun, Allah size sabırlar versin, deyince Abdüsselam; "Lütfen böyle demeyin. Burası bir taziye evi değil, burası bir düğün evidir. Babam şehit olarak hayattaki en büyük gayesine ulaştı. Bu nedenle bize sabır dilemek yerine, bizi tebrik edin." dedi. Tıpkı düşmana karşı savaşmak için Çanakale'ye giden evlatlarının ellerine kına sürerek, çocuklarını din ve vatan için kurban etmeye hazır olduklarını haykıran Anadolu insanı gibi.
Şeyh'in dava arkadaşı Hammad el-Hasenât şöyle diyor:
"Şeyh Ahmed Yasin, gençler için adeta manevî bir babaydı. Gençler içlerinde sakladıkları her şeyi ona açarlardı. Onun yanında, başkalarında bulamadıkları bir sığınak ve anlayış bulurlardı. Bu, Şeyh'in kardeşlerinden ayrıldığı eğitsel (terbiyeye dair) özelliklerle ilgili bir durumdu. İşte bu özellikler, Şeyh'i davet ve teşkilat çalışmalarının tüm alanlarında diğerlerinden öne geçiren sebepler olabilir."
Orada, Siyonistlerin sürdürmüş olduğu ambargoya rağmen dik duruşlarından hiçbir şey kaybetmeyen insanları gördük. Allah'tan başka hiç kimseye boyun eğmiyorlardı. Hamas'ın hükmü altında özgürce yaşıyorlar, kendilerine bu zulmü yapan düşmana karşı direniyorlardı.
İsrail işgal Devleti'nin, ilan ettiği askeri hedeflerin çoğuna ulaşamadığı açıktı. Bu nedenle müzakere sürecini de temel bazı konularda kullanmaya çalışmasıyla dikkat çekti. bu niyetlerden birincisi, çözüm için değil, müzakere için müzakere etmekti. Böylece uluslararası toplum nezdinde müzekkere süreci ile ilgileniyormuş gibi görünüyordu ama gerçekten askeri operasyonda daha fazla zaman kazanmanın derdindeydi. ikinci konu, müzakereler yoluyla, başka yöntemleri deneyerek elde edemediklerine ulaşmaktı. Üçüncü olarak, müzakereleri engelleyen tarafın Hamas olduğunu göstermeye çalıştı, Oysa gerçek şu ki müzakereleri her fırsatta engelleyen taraf israil'dir. GAZZE’NİN HAFIZASI KIZIL KAPI SEMBOL/ sayfa 135
İsrail'in Gazze'yi yerle bir ederek gerçekleştirdiği soykırım İnsanlık tarihi ve İslam toplumları için utanç verici bir durumdu. Aslında Hamas'ın 7 Ekim'deki saldırısı, çözümsüz kalmış asırlık İsrail işgal sorununu ve çatışmaların bir neticesi olarak patlak verdi. İsrail, 1948,-1967 ve 1973'te Arap ülkeleri ile giriştiği üç savaşın ardından günümüze Filistin topraklarında 70 yıl boyunca ‘’ işgal’’ ve ‘’ İnşa’’ politikaları ajandasını hiçbir şekilde ertelemeden sürdürdü.
GAZZE’NİN HAFIZASI KIZIL KAPI SEMBOL/ sayfa 195