Özellikle bir Müslüman olarak azınlığa düştüğüm yabancı memleketlerde veya çevrem tamamen "ladini" unsurlarla sarıldığında, Hz. Peygamber in [sav] Mu'te seferine gönderirken Abdullah bin Revahaya ettiği şu tavsiye hep aklıma gelir: "Sen yarın Allah'a çok az secde edilen bir beldeye varacaksın. Orada secdeleri çoğalt!" Allah'ın az hatırlandığı yerlerde zikre, namaza, Kur'ana yoğunlaşmak nebevi bir emirdir bizim için. Bereketi mayalamak ve gittiğimiz her yere yaymak adına...
Farklı köşelerine doğru saatlerce yürüdüğümüz, kalabalık ve tenha mahalle-lerini adımladığımız, çarşı pazarlarında gezindiğimiz ve dükkânlarına girip çıktığımız Gulcada, Islami ölçüler çerçevesinde örtünmüş tek bir mütesettir kadına tesaduf etmedik. Sokaklarda gördüğümüz Uygur kadınların çoğunun başı açıktı. Saçlarını kısmen kapatanlar ise, kulak, küpe ve boyunlarını açıkta barakacak şekilde, Anadolu'da bizim "kundak bağlamak" dediğimiz tarzda örtünmüştü.