Yanmaktan yorulmayın. Işık saçın ve etrafınız aydınlanana kadar başkalarına da yol gösterin. Yolunuzda çabuk bir başarı beklemeyin. Onay ve sempati, şeref ve şan yerine iftira, nefret ve alayla karşılaşabilirsiniz. Yardım yerine entrikalar yapılabilir. Düzinelerce, yüzlerce, binlerce karanşık güç ışığınızı söndürmeye çalışacak... Ama siz ışığınızı korumaya ve diğerlerini de aydınlatmaya devam edin!"
"Siz de yaşamın kurucuları olarak ateşinizi söndürmeyin," diye yazıyordu kitabında MacDonald. "Önce içinizdeki ateşi yakın ve diğerlerini de ateşleyin. Nerede olursanız olun; ister bir köyde (kooperatifte veya okuma evinde), ister bir şehirde, parlementoda, orduda, kilisede, Eğiltim Bakanlığı'nda veya başka bir yerde... Her zaman ve her yerde ateşinizi canlı tutun. Bir anlığına, bir gün veya bir ay boyunca değil, daima parlayın; hem kendinizin hem de diğerlerinin ateşini yakın.
'Toplumdaki şiddet bozuklarının temel sebeplerinden biri, herkesin kendi hayatını düzenlemeye çalışması ama kimsenşn daha iyi bir yaşam düzeni inşa etmeye gayret göstermemesidir.'
Herkes, hiçbir şey vermeden sadece hayattan almak istiyor. Hayata egoist, soyguncu, sömürücü, parazit olarak adım atıyorlar. Ve bu parazit yaşamda bilgelik arıyorlar.
Doğruyu söylemek gerekirse ister kendi anne babası olsun, ister akrabaları tarafından yetiştirilsin, çocuklar öksüz gibi büyür.
Çocukların belki karınları doyuyor, iyi giyiniyor, sağlıklarına dikkat ediliyor, ancak zihinlerinin ve ruhlarının sağlığı, güzelliği için çok az emek sarfediliyor.