sedâ

İnsanı; evrensel tek tip bir insan kalıbı üzerinden açıklayan modern psikoloji, insanın kültürünü, dinini ve maneviyatını göz ardı ediyor. Modern psikoloji, dinine düşman Batılı zihniyetin dine karşı sunmuş olduğu bir alternatif olarak karşımıza çıkar. İşte bu yüzden dinden tamamen soyutlanan psikoloji gerçek anlamda insana uyumlu sonuçlar verememektedir. İçerisinde Allah’ın nurunu taşıyan insanın, içindeki bu nurun, en esas parçanın reddedilmesiyle kendisi de reddedilmiş ve tam olarak ele alınamamış olacaktır. Zira insanın bir parçasının reddedilmesi nihai olarak insanın reddedilmesi anlamına gelir. #islamipsikolojidergisi
Reklam
çünkü insan kendisinden umut kesilmeyendir. #islamipsikolojidergisi
"Müslümanın başlıca alametleri şunlardır: Dininde güçlü, kararlı ve yumuşak, imanı sağlam, bilgili ve halîm, zeki ve merhametli, hem haklı hem bağışlayıcı, hem zengin hem tutumlu; hasta olduğunda tahammüllü, güçlü ve iyilik sever, arkadaşlık ve dostluğun sıkıntılarına katlanır, zorluklara sabreder, öfkesine mağlup olmaz, gurur ve kibire kapılmaz, ihtiraslarına yenilmez; midesi yüzünden şerefsizlik yapmaz; hırsı yüzünden küçülmez; basit hedeflerle yetinmez; mazluma yardım eder, zayıfa acır, cimrilik yapmaz, israf etmez; kendisinde kötülük edeni bağışlar; cahili hoşgörür; nefsi sıkıntıda olsa da herkes kendisinden yararlanır."
Sayfa 78·Kitabı okudu
Bütün kaynaklarda hilim, biri zihnî diğeri ahlâkî olmak üzere iki anlamda geçmektedir. Zihnî anlamda hilim akıl demektir. Bu manadaki hilim ahmaklık ve cahilliğin zıddı olarak gösterilir. Buna göre hilim sahibi insanın, dolayısıyla müslüman insanın bir özelliği, akıllı ve bilgili olmak; ahmaklıktan, cahillikten uzak bulunmaktır. İşte "Onlara bunu akılları mı emrediyor?" mealindeki âyet (et-Tûr 52/32) dolaylı olarak müslümanlara aklın irşadına uymayı, akıllı davranmayı; ahmak, beyinsiz ve cahil kalmaktan uzak durmayı gerekli kılmaktadır. Bu âyetin devamındaki "Yoksa onlar tuğyan etmiş (azgınlaşmış, sınır tanımayan) bir kavim midir?" ifadesinden anlaşıldığında göre hilimde, "tuğyan"ın zıddı olan bir anlam da vardır. Buna göre akıllı insan tuğyan etmez, yani azgınlık yapmaz, haddi aşmaz, öfkeye kapılıp kendinden geçmez.
Sayfa 75·Kitabı okudu
"Ahiret iyiliğini, dünya bilgeliğini, düzgün yaşayışı, bütün ahlâk güzelliklerini, bütün faziletleri kazanmak isteyen kişi, Hz. Muhammed'i örnek alsın." (İbn Hazm, Kahire 1962, s.19-20) Çünkü "Resulullah bütün hayırlarda en ileridedir. Allah onun ahlâkını övmüş, faziletleri en mükemmel şekliyle onda toplamış ve onu her türlü kusurlardan arındırmıştır." (s. 50)
Sayfa 73·Kitabı okudu
Reklam