"Şeytan sizi fakir olacaksınız diye korkutur. Size kötülüğü emreder. Allah ise lütfundan bir ma'rifet ve zenginlik vaad eder. Allah; kudreti geniş olan; her şeyi hakkıyla bilendir." (Bakara, 268.)
Peygamberimizin hayatında dikkatimizi çeken önemli hususlardan birisi de çalışmaya verdiği önemdir. "Hiçbir kimse kendi elinin emeği ile kazandığından daha hayırlı bir lokma asla yiyemez." buyuran Peygamberimizin "Allah'ım tembellikten, korkaklıktan, ihtiyarlığın verdiği düşkünlük ve cimrilikten Sana sığınırım." şeklinde dua etmesi ne kadar anlamlıdır. "Servet, bir müslüman için ne güzel bir arkadaştır. Yeter ki o, servetinden fakire, yetime ve yolcuya vermiş olsun." buyuran Peygamberimiz, aynı zamanda insanları çalışmağa teşvik ediyordu.
Beşerî ilişkilerinde her zaman ölçülü olan Peygamberimiz; "Sevdiğiniz kimseye karşı duyduğunuz sevgide aşırılığa kaçmayın, belki de bir gün o kimse düşmanınız oluverir; düşman olduğunuz bir kimseye karşı gösterdiğiniz düşmanlıkta da aşırılığa gitmeyin, belki de bir gün o kimse dostunuz oluverir."(Tirmizi, 28.Kitabu'l-Birr ve's Sıle) buyurur. Böylece Müslümanların ilişkilerini belirli bir ölçüye göre, dengeli bir şekilde sürdürmesini ister.
'Kendi halimizde sakin bir yaşam sürmek, hayatımızın her alanında derin bir denge ve huzur bulmamıza yardımcı olur. Bu durum, içsel gücümüzü keşfetmemize ve istediğimiz hedeflere odaklanarak ilerlememize olanak tanır. Günlük koşuşturmanın içinde kendimize zaman ayırarak, iç sesimizi dinler ve gerçek arzularımızı keşfederiz. Bu süreçte sakinlik bizi dış dünyanın karmaşasından uzaklaştırır ve daha net bir vizyonla hareket etmemizi sağlar. Her adımımızı bilinçli bir şekilde atarak, hayatımızı istediğimiz yönde yönlendirir ve mutluluğu buluruz. Her birimizin kendi ritmi ve ihtiyaçları vardır ve bu doğrultuda sakinlik içinde yaşayarak yaşamın güzelliklerini keşfetmek bizim elimizdedir.'