her dün, yarınlara panzehir içiyorum.
bugün ağlamazsam, ertesi güne söz veriyorum.
hayatımın yazarı daktilonun tuşlarına sert basmaya başladığı günden beri kelimeleri kaldıramıyorum.
baharın gelmesiyle beni yaratan yazar,
kışa kadar öldüreceğine ant içmiş gibi.
yeşermiş bir yaprağı sararmasını beklemeden bir hiç uğruna kopartır gibi.
mürekkebi kışa varmadan bitsin istiyorum,
hasbelkader yazdığı mutlu bir sahnenin ortasında hayat dursun, mürekkepler kurusun.
el yazısıyla üç harflik bir “son” yazılsın
cenazem okunmasın, mezarım kazılmasın,
betimlemelerde kaybolduğum yeter, beni okuyan her kimse üç harfli olan kelimeden neler olduğunu anlasın.
yürek yakan paragrafların aralarında soluklandığım yeter,
bırakın hikayenin sonunu okuyan zihinlerde mutlu bir şekilde nefes alayım.