sormadılar ki bana doğmak ister misin?
anadan üryan halimleyken biçmişler kefenimi benim,
ellerimdeki parmakların sayısından az fazla yaşımdayken, ele göndermeyi görev bilmişler.
telle bağlanmış sararmış birkaç samanın geçirildiği odun parçasından daha bir paçavraydım gözlerinde.
normaldir dedim, herkes böyledir elbet dedim.
bir gün anamın gözlerindeki acıyı görene kadardı kendimi kandırmalarım.
tabii anlasam ne fayda
yeme yedir, içme içir, giyme giydir,
ne kadar kuvvet olsun kollarımda
“fırına giremezsin sonra, az ye” diye vermediler ki ikinci ekmeği bana.