hamsi kurtulamadı

hamsi kurtulamadı
@hamsimicalamazsin
kolumda o günün izini taşıyorum. bir kaşıma sesinin bin bağırışı bastıracağına inanıyorum, kaşıyorum, kanatıyorum, acımıyor çünkü uyuşuyor… ve bağırışların sahibi gelip beni o halde görüyor. hayır kanayan kolumu görmüyor, ağlayan yüzüme bakmıyor. yalnızca odaya girip mutfağı topla gideceğiz diyip odadan çıkıyor. ve iki gün sonra bir başkasının sorması üzerine fark ettiği kabuk tutmuş yaranın bir yere sürttüğüm için oluştuğuna inanıyor. ve bu günlerde çok basit iki şeye ters tepki verdiğim için hüngür hüngür bütün duygularını ortaya döküyor, ben kaçmıyorum gitmiyorum, git oyununu oyna gideceğiz demiyorum; sarılıyorum, özür diliyorum. o anlatıyor ben susuyorum, maziyi açmıyorum, andan kurtulmak istiyorum. o omuzumda ağlıyor lakin ben bir şey hissetmiyorum, zahirim dümdüz bakıyor üç belki beş dakika sonra herkes sakin, işinde gücünde duygular boşaltılmış… ha kimisi de duygu çöplüğünü içine yapmış. hayatım böyle geçiyor. beş, on, on beş… dakika, saat, gün ve belki yıl… geçecek zaten şimdi konuşup gamla yoğrulmuş saniyeleri uzatma diyorum. sus.
Reklam
sormadılar ki bana ölmek ister misin? şehirde bir teknoloji mi varmış neymiş bebeğin cinsiyetini öğreniyormuşuz göbeğim burnumda girdik hastaneye bizimkini görseniz bir nazik, bir düşünceli doktor bebeğe bakarken fazladan bir çıkıntı görsün diye gözleri parlıyor. ama doktor kız dedi diretti tekrar bak dedi, doktorun üstüne yürüdü sanki sonuç değişecekmiş gibi. istemedim, hiç gitmek istemedim eve o an anladım, ilk kez bir şeyleri sanmadım. anladığım günün gecesi ellerim karnımda gelinliğimi bana, doğduğumda biçilen kefenime çocuğumu sardılar o mezara bir anne bir çocuk gömdük sandılar fakat iki çocuk o kurumuş toprakta bir yatağı paylaştılar. 5
sormadılar ki bana yaşamak ister misin? gıcırdayan merdivenlerden, anamın solmuş gelinliğiyle inerken beni bekleyen kırmızı kuşağın ne farkı vardı gece gündüz gördüğüm kemerden? varmış çok fark varmış meğerse kemer bedenime zarar verirdi lakin kuşak bedenimi benden almıştı ben daha çocukken çocuk yetişmeye başlamış benim bedenimde ne ara oldu, ne bitti, ne gitti kim ne yapıyor benim hayatıma yeter artık dediğim gün o bebeği öğrendiğim gündü başkaldırdığım, vurma dediğim göbeğinden ayaklarını göremeyen adama iskelet bedenimle karşı koyduğum ilk gündü. bir deli cesaretiydi benimkisi tabii ama işe yaramış sandım. ben hayatım boyunca çok şey sandım. oğlan doğururum belki diye vurmamış meğerse ben bana acıdığından sandım acımasına da razıydım 4
hatırlarım, pek tabii hatırlarım bir ay eller değmemişti tenime. yaşlandı herhalde yoruldu dedim. okumamış etmemiş iki gram beynim ne bilsin benim olacakları? istemeye geleceklermiş meğer beni. eller beğensin diye diye verir olmuşlar ikinci ekmeği. doğacak oğlan sağlıklı doğsun diye doyurmuşlar beni. 3
gülsem -ki ben pek gülmem- önce, ne gülüyorsun diye bir ses sonra bir bakmışım yanağım kızarmış. elalem sorardı ne oldu kızım diye düştüm abla derdim, köyde adım yaşarın kızı sakar diye çıkınca belki utanırlar dokunmazlar sandım, yanılmışım. sırtınımı kim görsün benim? göğsümü, bacağımı? mor olsun pembe olsun ne olacak değil mi kim görecek vur gitsin. 2