Halil Hamza Altuntaş

Halil Hamza Altuntaş
@hamzaaltuntas
%27 (171/631 syf.)·
Beğendi
Jared Diamond
8.5/10 · 9,4bin okunma
Puan vermedi·98 syf.·
Beğendi
·
10 günde okudu
·
2026 3. kitabı
Farabi
7.7/10 · 1.008 okunma
"İnsan öyle bir varlıktır ki aklı ile idrak edemeyeceği ve aklının anlamakta aciz kaldığı şeyleri ancak vahiy yoluyla dinlerden öğrenebilir. Aksi takdirde yani vahyin insana yalnızca bilmekte olduğu ve üzerinde düşündüğü takdirde aklı ile bilmesinin mümkün olduğu şeyi bildirmesi durumunda vahyin hiçbir anlamı ve faydası olamaz. Eğer durum böyle olsaydı, insanlar akıllarına başvurur ve herhangi bir peygamberliğe ve vahye ihtiyaç duymazlardı. Ancak insan böyle yaratılmamıştır. Bundan dolayı dinlerin verdiği bilgilerin aklımızın kavrama gücüne sahip olmadığı bilgiler olmaları gerekir. Onlar sadece bu tür bilgiler de olmamalı, hatta aklımızın inkâr edeceği bilgiler olmalıdırlar. Çünkü bizim en çok reddettiğimiz ve kabul etmek istemeyeceğimiz şeylerin bize en yararlı şeyler olmaları mümkündür. Zira dinlerin getirdiği, aklımızın reddedeceği, tasavvurumuzun imkânsız bulacağı türden şeylerin gerçekte reddedilmesi gereken ve imkânsız şeyler olmamaları, tersine tanrısal akıllar bakımından doğru olmaları mümkündür. Zira insanlık bakımından en üst noktaya erişse bile insanın tanrısal akıllara sahip olanların yanındaki konumu, çocuğun, gencin ve tecrübesiz bir insanın mükemmel bir insanın yanındaki konumu gibidir. Dolayısıyla nasıl ki birçok çocuk ve tecrübesiz insanlar, gerçekte reddedilmesi gerekmeyen, imkânsız olmayan birçok şeyi kendi akıllarına göre reddedilmesi gereken şeyler olarak görür ve onları imkânsız bulurlarsa, insan aklının erişebileceği mükemmellik derecesinin en üstünde bulunan kişi de tanrısal akıllar nezdinde bu konumda bulunur."
Sayfa 93 - İş Bankası Kültür Yayınları, Eylül 2025, Çeviren: Ahmet Arslan·Kitabı okudu
"Şiirsel sözleri duyduğumuzda onların bizde oluşturduğu tahayyülden hoşlanmadığımız bir şeye benzeyen bir şeye baktığımızda, ruhumuzda duyacağımız şeye benzeyen bir şey duyarız. Çünkü burada derhal bizde bu şeyin hoşlanılmayacak bir şey olduğu yönünde bir tahayyül hasıl olur. Dolayısıyla gerçekte onun bu zannettiğimiz şekilde olmadığını kesinlikle bilsek bile ruhumuzda ona karşı bir nefret uyanır ve ondan uzaklaşırız. Böylece şiirsel sözlerin bize zannettirdiği gibi davranır, yani aslında meselenin öyle olmadığını bilsek dahi, onun bu sözlerin zannettirdiği gibi olduğunu kesin bir tarzda bildiğimiz zaman nasıl davranırsak öyle davranırız. Çünkü insanın fiilleri genellikle zan ve ilminden çok tahayyüllerine tâbidir. Çünkü birçok durumda insanın zan ve ilmi, tasavvuruna aykırıdır ve insan zan ile ilmine göre değil, tasavvuruna göre fiile koyar."
Sayfa 58 - İş Bankası Kültür Yayınları, Eylül 2025, Çeviren: Ahmet Arslan·Kitabı okudu
"Kargaşa ve kolayca yıkılan inançlarım benim, benim en sağlam, en dağınık ellerim. Sabahın nasıl tetikte bekliyorum. Şafakla damar damara seviştiğini görmek için bilgeliğin. Ve onarıyorum nasıl hızla kendi gücümü. Nasıl bir soylu boşluğa çılgınca kanıyorum. Ey yangınlar artığı! Her yangından arta kalan bir şey, her yangından arta kalan gerçek şey çoğal beni."
Sayfa 37 - Tiyo Yayınevi, 27. Baskı·Kitabı okuyor