Yoksul bir çevrede yaşayan Martinin hayatı zengin ve soylu aileden Arthur'u kavgada kurtarması ile bambaşka bir çehreye bürünür.Martine verilen yemekte Ruth ile tanışıp aşık olması ile Martin,kendisini geldiği çevreden soyutlayıp aşık olduğu kızında bulunduğu zengin ve soylu kesime girmeye çalışır.bunun içinde kütüphaneye gider ve kitap serüveni başlar kitaplarla yoğrulan Martin hem yaşam mücadelesi verir hem de kitap yazmak ister.kitabın size bu kadar özeti yeter okuyun derim kısaca değerlendirmek gerekirse
kitabı okuyan olarak ben de Martin ile Denizlere açılıp,aç kalıp,elimde ne varsa rehine verdim,soylu masasında bozuntuya vermeden kendimi ifade etmeye çalıştım.Aşkı yaşadım,sinirlendim,Peynir suratlıya intikam besledim ve suratını dağıttım.Martin kadar sabırlı değildim Ruth'a gıcık kaptım ama bana bir şekilde güvenir dedim,yazdım yazdım herkes bir şey dedi gocunmadım yazdım.hayat üstüme gelirken Maria,Joe,Brissenden yanımda oldu.Martin bendim,Martin okuyucuydu ve nihayet talih yüzümüze güldü ama burdan sonra Martin ile okuyucu aynı hayatı yaşar mıydı?.Aynı tepkiyi gösterir miydi.Martini Martin eden de o değil miydi?Hangimiz kayıtsız kalırdık hayata,sevgiliye karşı veya paraya karşı veya dünyaya karşı
yazacak o kadar çok şey var ki yazmayı bilsem.Jack London yazmış okuyun bence
Sonunu sevemedim ya da sevmek istemedim hep acı veren sonlar.Beyaz gemide ki çocuk gibi,o hayallerine ulaşamamanın acısı ile Martin hayallerine ulaşmanın boşluğu ile Genç Werther aşkı için ahh dünya
derin bir kitap,iz bırakan bir kitap,ders niteliğinde bir kitap
selam ve muhabbetle