2.5yıl boyunca Hitler'in özel Sekreteri olarak görev yapan ve her an yanıbaşında, her anına tanıklık eden,yemeklerde Hitler ve askeri danışmanlarıyla,en yakın dostları,diğer ülke liderleri,sevgilisi Eva Braun ile beraber olan savaşı birebir yaşayan Almanya'nın yıkılışına ve teslimiyetine şahit olmuş ama tüm Nazi soykırımından hep uzak kalmış (Bu soykırımı maalesef savaştan sonra Nürnberg mahkemeleri zamanında öğrenmiş ve çok büyük suçluluk duymuştur)Traudl Jungenin yaşadıkları ve hissettikleri özellikle de savaşın son günlerinde Führer Merkez Karargahındaki sığınakta son anları beklerken, yaşanılan umutsuzluk ve herşeyin bitmiş olduğunun hayal kırıklığı, acı ve pişmanlık dolu çaresizliğini okumak çok dokunaklıydı.(Hitler'in son anlarında çok güvendiği askeri generaller tarafından nasıl ihanete uğrayıp yalnızlaştığı)intiharına ve askeri çevrenin sonraki tutumuna şahitlik etmiştir. Bu kadar yakınında olupta toplama kamplarında olan olaylardan uzak olması oldukça şaşırtıcıdır.Savaş sonrasında öğrendiklerinden dolayı hayatı boyunca pişmanlık çekmiş ve çok mutlu olamamıştır. Traudl Junge 2002 yılında vefat etmiştir. Kitap belgesel tarzında o dönemde yaşadığı olayları ve hissettiklerini unutmamak için kaleme aldığı notlardan derlenerek aktarılmıştır.
Şaşkınlık içindeki evsiz barksızlar harabe halindeki evlerinden kaçıp metro istasyonlarına sığınmaya çalıştığı, çoluk çocuk herkes ellerine geçirdikleri herhangi bir silahla savaşa katılıp hayatlarını tehlikeye attığı sırada Hitler bütün umudunu çoktan yitirmişti bile.
Eva Braun,Hitler'e herkesin seni terk etmiş olmasını anlayamıyorum dedi. Himmler nerede, Speer, Ribbentrop, Göring nerede? Neden senin yanında değiller, neden ait oldukları yerde kalmadılar.Bunu anlamıyorsun hayatım. Dışarıda bana daha iyi hizmet edeceklerdir.
Ordu bana ihanet etti,generaller sözümü dinlemiyor.Emirlerimin hiçbiri uygulanmamış. Her şey bitti artık. Nasyonel sosyalizm öldü ve bir daha asla dirilmeyecek.