"Ama belki de bütün hayatlar böyleydi. Görünüşte en yoğun ve yaşamaya değer hayatları yaşayanlar bile en nihayetinde kendilerini böyle hissediyorlardı belki. Dönümler boyu hayal kırıklığı, tekdüzelik, acı ve rekabetin içinde tek tük birkaç mucize ve güzellik vardı. Belki de hayatın anlamı bundan ibaretti. Kendine tanıklık eden bir dünya gibi olmak."
Mutsuzluğumı göremedikleri için hepsine ayrı ayrı bileniyorum. Öyle öfkeleniyorum ki bir bıçağa dönüşüyorum bu kez. Ama sadece kendimi kanatabiliyorum.