Hanım Keleş

"Bu şekilde yaşamaktan başka elimden bir şey gelmiyor. O halde kabul etmeliyim kendimi suçlamamalı, üzülmemeliyim. Başımı dik tutmalıyım. Yıllardır kendime bu sözleri mırıldanarak ruhsal zafere ulaşıyorum." İçtenlikle gülümseyerek "Ruhsal zafer mi? Ben de bir deneyeyim" dedi Minjun. Başını şevkle sallayarak "Evet, deneyin. Kendi benliğimiz hakkında güzel düşünebilme becerisine ihtiyacımız var" dedi Youngju.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"...ancak şu anda Minjun'un ihtiyacı olan şey o tür bir kararlılık değil, cesaretti. Kendisi yüzünden hayal kırıklığına uğrayan insanların derdine düşmeyip kendi tercihlerini sürdürmek için gereken cesarete ihtiyacı vardı."
"Kitabı kapattığımda düşündüm. Sırf yetersiz biri olduğum düşüncesinde kaybolmamalıyım. Hala bir şansa sahip değil miyim? Eksik de olsam iyilik yapıp güzellikle konuşamaz mıyım? Hayal kırıklığına sebep olan ben de bazen, sadece bazen iyi bir insan olamaz mıyım? Böyle düşününce yeniden hayat buluyor, gelecek günler için sabırsızlanmaya başlıyorum."
"Benim yapabileceğim ufacık bir iyilik birine ben senin yanındayım demek olmaz mı? Yetersiz ve güçsüz olduğumuz için sıradan olsak da, nazik bir yürekle hareket edebilmemiz yönünden kısacık bir anlığına da olsa, bizler de büyük bir insan olamaz mıyız?"
"Son günlerde bunu çok düşünmeye başladım. Benim varlığım yalnızca bana güzel başkalarına değil. Doğrusu kimi zaman ben de kendime iyi gelmiyorum. Yine de katlanılmaz biri değilim aslında..." "Bu dünyada herkes öyle değil mi? Nasıl başkaları için sadece güzel bir anlam ifade edebiliriz sanki? Sırf bu düşünceye tutunarak bu zamana kadar dayanmadın mı? Ben eşime katlanamadığım kadar belki o da bana katlanamıyordur. Biz nasıl karşımızdakini eleştiriyorsak karşımızdaki de aynı sebeplere dayanarak bizi eleştirebilir."