Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ek binanın en alt katında sürekli olarak yatan dört veya beş veremli hastamız olduğun henüz bahsetmedim. Bunlar, hastalıkları nedeniyle karantinada tutulan eski arkadaşlarımız. Onlara her zaman bizden daha iyi ve daha bol yiyecek veriliyor, ölene kadar çalışmak zorunda değiller. Bu hastaların içine balgamlarına tükürdükleri küçük şişeleri var karantina kuralları çok katı olmadığı ve ben bina içinde rahatça gezebildiğim için ara sıra bu şişelerden gizlice alıp içiyorum. Şimdiye kadar üç dört şişe içtim ve daha da içeceğim. Hayır, bu ölüler evinde yaşlanıp yavaş yavaş yok olmak istemiyorum. Dışarıdakiler gibi kendi seçimimle ölmek istiyorum. Vereme yakalandı mı eminim.
Artık her gün yazılı iddianamenin gelmesini ve duruşma gününün belirlenmesini bekliyordum, gelmediğinde ise ertesi gün umutla beklemeye devam ediyordum. İnsanın içindeki umut yok edilemez. Ölen bir insanın aklından geçen en son şeyinde umut olduğuna inanıyorum. Doktor beni bir daha yanına çağırmadı, o konuşmalardan sonra onu bir daha hiç görmedim. Raporu tamamlayıp savcılara teslim ettiğini gösteriyordu.
Siz bilmezseniz, yine özgürlüğüne kavuşmak isteyen bir insan çok akıllı ve çok beceriklidir. Sizin kafanızda gün boyunca sayısız düşünce vardır. Onlar ise sabahtan akşama hatta gece yarısına kadar tek bir şeyi düşünür durur. Ben buradan nasıl kurtulabilirim? Biz ne düşündüğünü bilemeyiz tabii. Hatta ne yaptığında göremeyiz.