Onunla oynuyordu, biliyordu Kenan. Lakin bilmediği çok önemli bir detay vardı:Gazel'e esir düşeli çok olmuştu. Üstelik kalbindeki görünmez ipler, sonsuza dek çözülmeyecek bir düğümle onun ellerindeydi.
"Madem siz yokluğumda kendini bilmez iki it yüzünden beni idama mahkum etmeye kalktınız. Madem ben yokken beni bitirmeye kalktınız. Cesur Aşireti bundan böyle Yedi Aşiretten değildir. Kenan Cesur sizden biri değildir. Aşiretimin insanlarının aşına bundan böyle sizin insanlarınız ortak değildir. Antep bundan böyle size cehennemdir."
"Bu beni son görüşün. Bir daha çıkmayacağım karşına. Ölecek olsan dahi sakın bana gelme. Aç da kalsan, açıkta da kalsan karşıma çıkmayı aklının ucundan bile geçirme. Eğer yaparsan, beni doğurar kadın demem vururum seni. Gözümü bile kırpmam."
İnsan bir kez doğar ve ölürdü. Hayatın kanunu buydu. Lakin o ölümü görmesine rağmen gömülmemişti. Üzerine toprağ İnsan bir kez doğar ve bir kez ölürdü. Hayatın kanunu buydu demislerdi. "Yarım da kalsan, acıdan nefes alamasan da yaşa örtüp derin, huzurlu bir uykuya teslim etmemişlerdi. "Yasa." Orada yatmasına izin vermeyen ağabeyiydi. Lakin öfkesinin hedes kaderdi.