(gerçek nerede daha tazeydi ?
acısız bir oyluma cezp olan ben
bazen evin yoksulluk sinisinde
esinin yanan meyvelerini görmüştüm.
dilin inişinde konuşmanın salkımları daha sesliydi
çiçeğin ve etin çürüyüşünde
benim duygularımın nabzı hızlanırdı
petunyaların perişanlığından
benim vicdanımın üzerine cezbe boca olurdu
yaşamın yenileyen şebnemi
çör çöp üstünde ışırdı.)
İnsan burada yalnızdır
Ve bu yalnızlıkta
Bir karaağacın gölgesi sonsuza dek akmakta.
Bana gelirseniz şayet
Yavaş ve yeğni gelin
Yalnızlığımın ince çinisi
Çatlamasın...