Ve sonra yalnız seviniz. O zaman her şey sizin için başka bir ışıltılı yolla, her şey başka bir parıltılı seherle nur olur, parlar! Her şeyin yalnız sizin mutluluğunuz için var olduğunu anlarsınız.
Bütün bu kalabalık içinde çölde garip ve avare kalmış, yolunu şaşırmış bir seyyah gibiyim. O kadar yalnızım, o kadar kendimi herkesten ayrı, herkesten başka buluyorum ki yavaş yavaş kalbimi bir korku, acı, büyük bir korku, "Ne yapacağım? Nasıl yapacağım?" korkusu harap ediyor.
İnsan karmaşık bir mahluktur. İyinin içinde kötü, kötünün içinde iyi... Ne ruhumuz var ama... Mübarek, muharebe alanı gibi... Her an, her dakika iyiyle kötü, doğruyla yanlış, şefkatle nefret cenk etmekte...