Ortadoğu’da kalaşnikof ve roketatar taşımaktan daha tehlikelidir kitap.. Bana sorarsanız, bizi emperyalizmden kurtaracak olan kitaplardır; ama kitaplar yerine kalaşnikofları tercih ettiğimiz için burnumuz boktan kurtulmuyor. Senin bin değil, yüzbinlerce kalaşnikofun olsa Amerika ve İsrail için kaç yazar! Sen elindeki komik keleşlerle güç gösterisi yapmak için gökyüzüne mermi sıkıyorsun ya, hah işte adamlar o gökyüzünü zaten zapt etmiş durumdalar. Kurtuluşumuz silahta değil kitapta; ama burası Ortadoğu, burası doğu, burası İslâm dünyası.. Gün gelir Ali, gün gelir Veli iktidar olur; ama hepsi aynı şeyi yapar. Kitaptan korkar, kitaba dost olanları düşman görürler.. Neden? Neden olacak: Kitap okuyan, sorgulayan, bilen adamı koyun gibi güdemezsin; içi boş sloganlarla zombiye çeviremezsin, boş beynine doldurduğun zehirli düşüncelerle mankurta çeviremezsin de ondan...
Rahat koltuk ve makamlarda, devlet imkânları elinin altında, yediğin önünde yemediğin arkanda yaşayıp gitmek varken, ne yapacaksın hakkı, hakikati, adaleti, merhameti? Vicdanın seni çok rahatsız etmeye başlarsa, atarsın Amerika ve İsrail aleyhine iki sağlam slogan, oh kebap, yeme de yanında yat.
Farklılıklar hayatın doğasında var.Yapılması gereken,farklılıkların ortadan kaldırılması ve hayatın siyah beyaz hale getirilmesi değil.Güzel olan,insanın ve toplumun tüm renkleriyle bir ahenk oluşturmasıdır.Bir arada yaşamak için neden senin gibi olmak zorundayım?Ben,ben olarak kaldığımda bir ve beraber olamıyor muyuz?
Önemli olan yeri geldiğinde ülkemiz,geleceğimiz,çocuklarımız için birlikte hareket edebilme istek ve kabiliyetimizin olmasıdır;ama sen diyorsun ki “gel benim kuyruğum ol.”
Kitaptan korkarlar,kitaba dost olanları düşman görürler.Neden?Neden olacak? Kitap okuyan,sorgulayan,bilen insanı adamı koyun gibi güdemezsin;içi boş sloganlarla zombiye çeviremezsin;boş beynine doldurduğun zehirli düşüncelerle mankurta çeviremezsin de ondan.
Hem Nazım’ı hem Necip Fazıl’ı hem Mehmet Akif’i hem Tevfik fikret’i aynı anda okuyabilirdik.Tamam,bunların hepsini sevmek zorunda değiliz;ama en azından okuyabilir,anlamaya çalışabilir ve anlamaya çalışırken anlaşılabilirdik.