Eğer yalanın da doğru gibi tek bir yüzü olsaydı, durum çok daha iyi olurdu, çünkü yalancının söylediğinin tam tersini düşünmek yeterdi. Ama doğru olanın tersi, binbir yüze ve sınırsız bir hareket alanına sahiptir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kendi olanaklarımız ve gücümüz dışındaki şeyler için yemin etmemeliyiz. Çünkü olaylar her zaman bize bağlı değildir ve gerçek anlamda elimizde olan tek şey, istemektir: İnsanın görevleriyle ilgili bütün kurallar mutlaka istekle gerçekleşir.
Zihin, tutkuları konusunda kendisini kandırır. İnançlarına ters bile olsa, hayali ve gerçekdışı nesneler yaratmayı, yaslanacağı bir şeyleri olmamasına tercih eder.
Gerçekten vurmak için kaldırdığımız kolumuz hiçbir şeye rastlamayıp boşluğa vurduğunda nasıl bir acı hissediyorsak, aynı şekilde hoş bir beklentinin gerçekleşmesi için hoş görüntünün kaybolmasına, dalgaların içinde dağılmasına izin vermemeli, tersine makul bir uzaklıktan görüntüyü destekleyecek bir amaç bulmalıyız. Aynı şekilde, eğer yardım edilmezse sarsılmış, taşkın bir ruh da kendi içinde kaybolur: Ona sırtını yaslayabileceği ve kendini alıştırabileceği bir şeyi sağlamak gerekir.
Kendini ilgilendiren şeylerle uğraşan kimse ilk olarak kendini, kendine özgü olanı tanıması gerektiğini anlayacaktır. Ne olduğunu bilen kişi, başkalarının yaptıklarıyla ilgilenmez: Kendini sever, önce kendisiyle ilgilenir, gereksiz uğraşlardan, düşüncelerden, yararsız fikirlerden uzak durur. Delilik, istediği şey ona verildiğinde memnun olmamaksa, bilgelik, sahip olduğu şeyle yetinmek, kendini asla hayal kırıklığına uğratmamaktır.