“İçimdeki Âdem’di bu herhalde, Tanrı’nın emirlerine isyan eden ilk kişi olan ilk babamızın alnındaki günah lekesiydi. İnsan çok garip bir canlıdır, hiç doymaz, hiç tatmin olmaz, asla Tanrı’yla ya da kendisiyle barışık değildir, günlerini huzursuzluk içinde faydasız şeyler için çabalayarak geçirir, gecelerini inatçı ve yanlış arzulara dair boş rüyalarla doldurur.”
Hayatı anlamanın bitiş çizgisine asla ulaşamayız. Hayatta ve evrende keşfedilecek şeyler hiç bitmez. Aldığım en önemli ders buydu. Varoluş çizgimizin her an çatallanabileceği. Düz bir çizgide gitmesini o kadar kanıksıyoruz ki hayatın bundan ibaret olduğunu sanıyoruz ama sonra ansızın kıvrılıp dolanıyor, birdenbire dik açı çiziveriyor.