Hasan Basrî der ki:
“Siz Kur’an’ı kendinizce bazı merhale ve konaklama yerleri durumuna getirmişsiniz. Geceleri de bu merhaleleri geçen develer yapmışsınız. O develere biniyor/geceleri bir miktar Kur’an okuyor, bununla geçitleri geçiyorsunuz/vakit geçiriyorsunuz. Oysa sizden önce öyleleri vardı ki, onlar bu Kur’an’a Rablerinden kendilerine gönderilmiş bir mektup, kanun olarak görüyorlardı. Onlar bu kanun mektupları veya genelgeleri geceleyin okurlar, gündüz olunca da uygulamasına geçerlerdi.”
Mantıkçılar çelişkiden vebadan kaçar gibi kaçarlar. Biri organizmanın sağlığı için ne denli tehlikeli ise, ötekisi de zihin sağlığımız için o denli tehlikelidir. Tutarlılık, mantıksal düşünmenin de ötesinde, deyim yerinde ise, kafa ahlakının bir gereğidir.