Bu küçücük iğneye baktıkça kendimden utanıyorum. Bazen saatlerce, Mavi Aslan’ın güvertesinde oturuyor, elimde tuttuğum bu mucize aletei izliyorum. Böylesi bir sebat, böylesi bir irade, zamana ve mekana böylesi bir kayıtsızlık beni kıskandırıyor. İnsanın içinde bulunduğu şartlar ve koşullar ne olursa olsun sürekli aynı gerçeğin peşinde olabilmesini ne büyük bir nimet olsa gerek. Hiçbir zaman doğrudan şaşmamak! Mevki ya da statüye aldırmadan, gelip geçici heveslere kapılmadan, maddenin aldatıcı doğasına kanmadan, kayaların ortasında ya da kuş tüyü yastıklarda, bir kulübede yada altın ve yakutlarla kaplı bir saraydı sürekli ama sürekli aynı inançla, aynı istikamete yürümek! Bir pusula Elifi olabilmek!