Her şey ilk başta çok güzeldi. Ada hayatı, küçük çocuklar, deniz, güneş; ama unuttukları şey insanın doğasıydı. İnsanın içindeki özelliklerin huyların olması ve bunun insanın yaşına has değil kişiliğine ait olduğunu unutmuşlardı. Çocukların adayı nasıl mahvettikleri, birbirlerine karşı düşmanlıkları ve yasaların olmadığı; her suçun serbest olduğu bir yer de belli vakit sonra herkesin özüne dönüp istediklerini yapmaları insanın yaşının değil içindeki kötülüğün doğuştan gelen ve hep var olduğunu göstermiştir bizlere.
Bence romanda öne çıkan 5 çocuk, karakter vardı:
Ralph- şef, iyi huylu,iler görüşlü, liderlik özelliğine ve kurallara sahip bu kuralların onları kurtaracağı düşüncesinde.
Domuzcuk- bir ismi bile yok lakabı böyle her ne kadar ada'daki tek mantıklı düşünen kişi olsada şişko olması, astım olması, şivesi vb. sebeplerden dolayı hor görülüp ezilen kişiliğe sahip.
Jack- lider özelliğine sahip ancak Ralph gibi iyi niyetli değil daha çok ben planlı ve diktatörlüğü benimseyen, emirler yağdıran, vahşet sever bir kişiliğe sahip.
Simon- bence en önemli karakter bu. yardımsever, paylaşımcı, çok düşünen, hurafelere inanmayan, sorgulayıcı ve insanın doğasını bilen bir karaktere sahip aynı zamanda sara hastalığı var. beni en etkileyen kısım ise ada'da canavar söylentileri çıktığı zaman bizden başka canavar yok belki diye düşünmeye başlamasıydı. Ne var ki böyle düşünen bu benlikteki kişilerin ölümü hep acı verici ve canavarlardan olur.
Roger- Jack'ın yalaması diyebileceğimiz ama daha vahşi ve sapıkça dürtüleri olan ada'daki herkesin en çok korktuğu kişi. İlk başta yasak diye düşünülen şeyleri çekindiği için yapmaması ve daha sonralarında ada'da herşeyi serbest olduğunu insanlığın ahlaki yasalarının işlemediğini keşfetmesi üzerine katil olan içinde ki gizli kötü