“Siz Ademoğullarısınız. Adem ise topraktan yaratılmıştır. Bir kısım adamlar cehennemin yakıtlarından olan kavimlerle övünmeyi artık bıraksınlar. Aksi halde Allah katında onlar burnuyla pislikleri itip götüren pislik böceklerinden daha adi olurlar.”
(Ebu Davud, edep 120; Tirmizî, menakıb 75; Müsned 2/361)
Nisa 60’da, Peygamberlere ve getirdikleri şeylere (dine-İslâm’a) inanmanın yeterli olmadığı, önemli olanın peygamberin getirdiği yasaya itaat etmek olduğu, peygambere ve getirdiğine inanıp, kabul eden fakat peygamber tarafından bildirilen yasaya değil de insanlar tarafından yapılmış yasalara müracaatın ve itaatın haktan sapmak olduğu açıklanır.
TV’deki “İslam’da Kadın” konulu bir açık oturumda, Profesör ünvanlı bir bayan, tesettürün Allah tarafından emredildiğini açıklayan yanındaki tesettürlü bayana şunları söylüyordu; “Ulu Allah’ın başka işi gücü yokta senin benim gibi bayanların saçıyla başıyla mı uğraşacak. Allah çok yücedir, uludur ve bu tür basit işlerle uğraşmaz.”
İşte bu sözler ve bakış açısı şirkin oluşmasındaki en önemli faktördür.
Çünkü Allah bildirmemiş miydi;
“Eğer yerde, gökte Allah’tan başka ilahlar olsaydı, ikisi de (yer de gök de) bozulup gitmişti.” (Enbiya Suresi: 22) diye.
Gerçekleşenler de bu ayetin ifade ettiğinden başka bir şey değildir. Evren makinasının bir parçası, dişlisi, çarkı olan insan, makinaya uymayıp, kendi istediği gibi hareket etmeye çalıştığı sürece de hem makinayı bozacak hem de kendisini mahvedecektir. Böylelikle kendi serbest iradesinin yanlış seçimi sonucunda zulümler, baskılar, sömürüler, işkenceler, haksızlıklar, hastalıklar, felaketler, açlıklar... hayatının ayrılmaz parçası olacak.