Ben hayatın cezbe ve şevk üzerine binâ edildiğine kailim. Hani ilk defa Kelime-i Șehâdet getiriyor gibi getirmedikçe, Kelime-i Șehâdet olmaz. İlk defa âşık oluyor gibidir, ilk defa yürek çarpmıșa dönüyor gibidir. İlk defa şevk içindedir, vecd içindedir, istiğrak içindedir ve bir aşk-ı ilâhide müstağraktır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Şimdi, Batı adamınındır bunalım, diyorum. Doğu adamının, gerçek mümin ve muvahhid kişinin bunalımı olmaz, diyorum. Ve bunu şiir yazan, hikaye yazan, roman yazan dostlarıma da her zaman bıkıp usanmadan söylüyorum. Ben hayatım cezbe ve şevk üzerine binâ edildiğine kailim.
Her şey gönülde cereyan ediyor. Ve insanlar, biz zannediyoruz ki, hâl-i cimâ'dan doğuruyorlar. İnsanlar hâl-i cimâ'dan doğmuyorlar. İnsanları gönül döllüyor. Gönül çocukları onun için ayrı oluyor. Ve gönül çocuklarının çoğu onun için "yol evlâdı" oluyor, "bel evlâdı" olmuyor. Tasavvufta, yol oğlu olmak, bel oğlu olmaktan; yol evlâdı olmak, bel evlâdı olmaktan onun için mukaddemdir.