Hasan Hüseyin Türk

“Kuteybe bin Müslim gazaya çıkıp Müslümanlığı kabul ettirmiş diyorlar. 8. asırda o coğrafyada Kuteybe bin Müslim’i kim dikkate alır?”
Türkler ve müslümanlık·Kitabı okudu
Müslümanlık
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bizden çok eski ama bizden çok medenilerr
“Sasanilerde arazi vergisi “haraç” adını alıyor. Bu deyim Aramilerden gelmiş olmalıdır. Alınacak haraç, ürünün cinsi ve arazinin verimliliğine göre saptanan ortalama hasılat miktarının 1/3’ü ile 1/6’sı arasında değişmektedir. Çocuklardan, ihtiyarlardan ve kadınlardan alınmaz. Bu konudaki oran ve vergi mükellefiyeti “goft-i gav” denen çift yeri büyüklüğü esas alınarak saptanıyordu. Sasanilerde köylülerin dışında arazide çalışmayanlardan, Yahudi ve Hıristiyanlardan ve şehir ahalisinden gezit (sonraki cizye) denen baş vergisi alınırdı. Bu vergiyi de kadın, çocuk ve ihtiyarlar ödemezdi. Cizye, mükellefin toplumsal durumuna ve gelirine göre kategorilere ayrılıp 50, 20, 18, 8, 6 ve 4 dirhem olarak alınırdı.”
Vergi ve Haraç; SASANİLER·Kitabı okudu
Cizye Vergisi
Yönetici nasıl olursa halkı da öyle olur!
“Şehname’de Feridun denilen hükümdar bir semboldür. Firdevsi diyor ki, “Bu adam kendini adalete adamış idi, sen de âdil ol, sen de Feridun olursun, Feridun nurdan yaratılmış değildi, sen de âdil ol, sen de Feridun olursun.” Aynı şeyi Şirazlı Sadi de Gülistan’da anlatıyor: Hüsrev-i Nûşirevân ava gitmiş, kebap yapıyorlar fakat tuz yok, kullar bir köye gidip oradan tuz getirecekler; Hüsrev, “Tuzun bedelini doğru dürüst ödeyin” diyor. Maiyet, “O kadar tuzdan ne olacak?” deyince Hükümdar, “Melik köylünün bağından bir elma koparıp yese, kullar arkadan gelip bütün ağacı devirir” diye cevap veriyor. Bu, yağmacılığın yukarıdan aşağıya nasıl yayıldığını anlatan güzel bir cevap... Bu zihniyet Şirazlı Sadi ile ta 13. asra kadar geliyor.”
Adalet ve Hak·Kitabı okudu
Adalet
Bu şehirlere neden bu isimler verildi?
“Ama Romalı’nın “Paflagonya” dediği eyalete, biz “Kastamonu” deriz. “Galatya” denilen yer Ankara’dır.”
Kastamonu, Ankara·Kitabı okudu
Hepimiz mısırlıyıZ
“Mısır dururken kimseye “eski” veya “en eski” denilemez. Kahire Müzesi sırf Mısırlıların değil; oraya bakıp hayran oluyorsunuz, bir kısım da oradaki eserleri kendine bağlamaya ve yürütmeye çalışıyor, hâlbuki onları canın gibi korumak zorundasın. Çünkü istesek de istemesek de, bilsek de bilmesek de hepimiz Mısırlıyız. İslam dinine kadar, muasır medeniyetin kökleri Mısır’dadır.”
Antik Mısır