korkunç bir kaza sonrasında anne ve babasını kaybeden beş kardeş; steve, emily, rose, jack ve benjamin. cenaze töreninden sonra daha önce varlığını dahi bilmedikleri amcaları alex ile tanışırlar. alex, yeğenlerinin zor durumda kalmasını istemediği için onları yanına almak ister. amcalarına yabancı olan kardeşler sırf henüz reşit olmayan kardeşlerinden ayrı kalmamak için amcalarıyla kalmayı kabul ederler.
alex, çocukları ertesi gün malikanesine götürür. bu malikane fazla ihtişamlıdır ve bir kaç kuralı vardır. kurallardan en önemlisi ise asla ormana girilmemesidir.
çocuklar bunu kabul etselerde zaman içinde yakalanmadan ormanı keşfe çıkarlar. bir gün küçük kardeşlerden habersiz ormanı araştırmaya giden steve, emily ve rose ormanın içinde yollarını kaybederler. geri dönüş yolunu bulmaya çalışırken başlarına talihsiz olaylar gelir ve bu sırada emily kaybolur.
steve ve rose kendilerini gümüş krallık adında büyülü bir evrende bulurlar. burada gümüş kral onlara efsanevi kitaplarında adları geçen ve 4 diyar’ı kurtaracak olan beş kardeş olduklarını söyler. steve ve rose bu duruma başta şaşırsa da bu evrende geçirdikleri 5 ayın ardından dünyaya dönüp diğer iki kardeşlerini ve amcaları kral alex’i getirmeye karar verirler. fakat bazı şeylerin değiştiğini görürler.
bu yolculukta emily’i bulabilecekler midir? kral alex ve kardeşleri onlara yardım edecekler mi? 4 diyar yeniden eski mutlu zamanlarına dönebilecek midir? dünyada bilmedikleri neler değişmiştir?
bu soruların cevabını öğrenmek için bu kitabı mutlaka okumalısınız.
kitap kurgu itibariyle aşırı beğendiğim bir eser oldu. konusu ve kapak tasarımını görünce hemen okumam gerekiyor dedim.
yazarımızın ilk kitabı ve bu kitap için uzun bir planlama yapmış, emek harcamış. ilk okurları gibi kendisi de oldukça