Eskiden, eğitimin başlangıcında insanlara susması öğütlenirmiş: lüzumsuz konuşmamak, kelime israf etmemek... Öyle ki, anlayamadığı sözleri bile hemen sormaması, beklemesi, ilkin anlayamadığı şeylerin üzerinde kendi kendine düşünmesi salık verilirmiş. Soru arkadan gelirmiş.
Kendini eleştirebilen insan, belki ilkin kendini hesaba çekmektedir, fakat onun kendini hesaba çekmesi aynı zamanda başkalarını da uyarmalıdır. Bu da, özeleştiriye yatkın bir kafanın meydana gelmesiyle olur.