Kilise sürekli olarak,(haz verici duyguyu, kibri, iktidar hırsı ve istinasını, açgözlülüğü, dünyevi hırsları, intikam alma duygusunu) kesip atacak bir disipline etme çabasına vurgu yapıyordu. Oysa tutkunun köklerine saldırmak hayatın köklerine saldırmak demektir. Kilisenin tatbikatı, hayata düşmanca bir uygulamadır.
Kınamakta acele etmeyiniz. Kınamak ilkel bir duygudur. Böyle bir saplantıya gönül vermeyiniz. Tek şunu anımsayarak her şeye soğukkanlılıkla bakınız: Her şey geçer, her şey daha iyiye doğru değişir. Yavaş yavaş mı? Evet, yavaş yavaş, ama sağlam!
İnsan yalnız bununla bağlanabilir! Sevmeden yaşamı anlama olanağı yoktur. Yaşam yasasının bir uğraş olduğunu söyleyenler, yok olmaya hükümlü kör ruhlardır. Ateşi ateşin söndüremediği gibi kötülüğü de kötülükle yenemezsiniz!..