Argo ve küfürlü konuşmanın insanı büyüttüğüne inanan zihniyetin kırıntısı olsa gerek; genç kızlarımız ağza alınmayacak sözleri, büyüdüklerini ispat etmek istercesine ulu orta söyleyiveriyorlar.
Pek çoğumuz yaptığımız işlerin değerini ifade etmek için ne acılar yaşadığımızdan, ne kadar çok çile çektiğimizden, nasıl paramparça olup saçımızı süpürge ettiğimizden bahsetme ihtiyacı hissediyoruz. Kolaylıkla, severek, mutlu mesut yapılan işler makbul sayılmayabiliyor. Çünkü bir işin yeterince iyi olabilmesi için illa acı çekmen gerekiyor.
Azim, destek, diğerkamlık, empati, çalışkanlık, alçakgönüllülük gibi değerlere sahip olamamış bir insan, dünyanın en itibarlı işinde çalışıyor dahi olsa iç dünyasında bir boşluk hissedecek, kendini yeterince özgüvenli ve kendine saygı duyan bir birey gibi hissedemeyecektir.