İnsanoğlu, kulluğunun gereğini, ancak marifetullah, muhabbetullah ve lezzet-i ruhaniyedeki gelişimi nisbetinde yerine getirebilir.
Rabbinin emirlerini hakkıyla yerine getirmesi, bu emirleri yerine getirmekten lezzet almasıyla mümkündür.
Bu emirleri lezzet alarak yerine getirmesi ise, emri veren Rabbini sevmesiyle mümkün olur.
O'nu sevmesi ise, ancak O'nu tanımasıyla mümkündür.
Bu bakımdan "İslamî" bir hayatın inşası için, daimî bir 'imanî' talimin yaşanması gerekmektedir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
(Bediüzzaman Said Nursi) "Eğer ehl-i dünya tarafından başıma gelen şu eziyet, şu sıkıntı, şu tazyik, ayıplı ve kusurlu nefsim için ise, helal ediyorum. Benim nefsim belki bununla ıslah-ı hal eder." diye yazıyordu.
Yok eğer bu karalama, tercümanı olduğu imanî ve Kur'anî hakikatlerden dolayı ise, çabaları boşunaydı:
"Zira, Kur'an yıldızlarına perde çekilmez. Gözünü kapayan, yalnız kendi görmez; başkasına gece yapamaz."
Kur'an'ımızın tatil döneminde çocuklara verilen yedek bilgi gibi algılandığı bir evde, Kur'an'ın ruhlarımızı nurlandıracak, organlarımıza yön verecek hangi ağırlığı beklenebilir?