Sahâbeden Abdullah b. Mesud'un (radiyallahu anh) hanımı Zeyneb (radiyallahu anha) el sanatı ile yaptığı işlerden para kazanır, eşine ve çocuklarına harcardı.
Bunun bir sevabı olup olmadığını Peygamber Efendimiz'e (aleyhisselatu vesselam) sorunca şu cevabı aldı:
"Sen kocana ve çocuklarına harcama yapmaya devam et; bunda senin için iki çeşit sevap vardır. Biri, yakınlarını gözetme sevabı, diğeri de sadaka sevabıdır."
Bazı sıkıntılar, mümine mânevî dereceler kazandırır; sevabını çoğaltır, onu yüce Allah'a yaklaştırır.
Bazı sıkıntılar, müminin kusurlarına kefâret olur, onun günahlarını temizler.
Bazı sıkıntılar, mümini kötü işlere bulaşmaktan alıkoyar; acı onu meşgul eder, günaha giden yolunu tıkar.
Bazı sıkıntılar, mümine dünyada verilmiş bir cezadır, onu burada çeker, ahirete cezası kalmaz. Burada üzülür, orada sevinir.
Bazı sıkıntılar, müminin kalbini niyaza, dilini duaya alıştırır.
Dünyada her istediğimiz niçin olmaz?
Cevap kolay: Kul olduğumuz için.
Her istediği olan sadece yüce Allah'tır. O, bu sıfat ve yetkide tektir, ortağı yoktur.
Kul kulluğunu bilsin, ihtiyacı için Rabb'ine yönelsin, verilmeyince sabredip rıza göstersin diye her istediği verilmez.
Bir de dünya ile cennetin farkı bilinsin diye kula burada her istediği verilmez.