Willy son birkaç haftadır durmadan bu konu üzerinde konuşuyordu, köpek artık öteki dünyanın gerçek bir yer olduğundan kușku duymaz olmuștu. Bu yerin adı Timbuktu idi ve Kemik Bey'in anlayabildiği kadarıyla çölün ortasında bir yerlerdeydi, New York'un, Baltimore'un, Polonya' nın ya da yolculukları boyunca uğradıkları bütün kentlerin uzağındaydı, Bir seferinde Willy orayı, "ruhların vahası diye tanımlamıştı, bir başka sefer de, "Bu dünyann haritasının bittiği yerde, Timbuktu'nun haritası başlar, demişti, Besbelli, oraya ulaşmak için göz alabildiğine uzanan bir kum ve sıcak ülkesinden, bitmek bilmeyen bomboş topraklardan geçmek zorundaydı insan.
Kemik Bey'e ne zaman bu ilk yıllardan söz etse Willy güzel anıların üzerinde durur, kötüleri yok sayardı. Ancak geçmişi duygusallaştırdığı için kim suçlayabilirdi ki onu ?