Evden beş bin kilometre uzakta başıma gelebileceklerden korkmuyordu. Benden, beni kaybetmekten korkuyordu. Yokluğumla ele geçireceğim güçten, eğer istersem, onu mutsuz etme, bir yavru kediye eziyet eden doberman cinsi bir köpek gibi onun açık , kırılgan kalbini örseleme gücümden korkuyordu.
İnsanların bu kadar geç kavraması çok tuhaf. İstedikleri şeylere göre yaşadıklarını düşünüyorlar. Yaşamlarına isteklerine göre yön verdiklerini. Oysa işin aslı, onları yönlendiren , korktukları şeyler. İstemedikleri şeyler.