Muhammed b. Sîrîn, İmrân b. Husayn'dan aktardığı hadiste yetmiş bin kişinin hesapsız olarak cennete gireceğini ve bunlar arasında, yalnızca Allah'a tevekkül edenlerin olacağını da belirtmiştir.
Onun takvasını etkileyen bir diğer olgu, duygu ve istekleridir. Bir rivayete göre ister salih ister fasık olsun, hiç kimseyi kıskanmadığını ifade etmiştir. Ona göre, eğer bir kişi cehennemlikse, o kişinin dünyada sahip olduğu nimetleri kıskanmanın bir anlamı yoktur, zira cehennemlik olan birinin dünya nimetleri geçici ve değersizdir. Öte yandan, eğer bir kişi cennetlikse, bu nimetleri ona Allah bahşetmiştir ve Allah'ın lütfettiği bir şeye karşı kıskançlık beslemek anlamsızdır.
Muhammed b. Sîrîn'in toplumsal ilişkilerinde de dua, önemli bir yer tutuyordu. Arkadaşlarıyla bir araya geldikten sonra ayrılacakları zaman "Allah'ım! Bize yaptıklarımızın en güzelini kabul buyur, bizi cennet ehline vaad ettiğin ve gerçekleşeceği kesin olan o söze dâhil et." diye dua ederdi.
...Bu çalışmayı, her türlü zorluğa göğüs geren ve İslam dünyasında direnişin simgesi haline gelen fedakâr ve kahraman "Gazze" şehitlerine ithaf etmekten büyük bir onur duyduğumu da ayrıca belirtmek isterim.